logo

reklam

Arap Baharı yavaşlatılabilir ama durdurulamaz

 bakan2Esed’e zalim olduğu için Sisi’ye de
darbeci olduğu için karşı çıktık’
Anadolu Platformu tarafından düzenlenen Anadolu Buluşmaları ‘Değişen Dünya ve İslam Sempozyumu’nun kapanış toplantısına katılan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Esed’e Nusayri olduğu için değil zalim olduğu için, Sisi’ye de Sünni olduğu için değil darbeci olduğu için karşı çıktık” dedi
8.Anadolu Buluşmaları Sempozyumunun son gününde bir konuşma yapan  Anadolu Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aldemir platformda bu yıl da çok önemli konuların konuşulduğunu söyledi. Aldemir, ‘Çok değerli konuşmacılar; değişen dünya ve gençlik, yeni Türkiye, yeni Ortadoğu, İslam Dünyasında problemler, çözüm teklifleri, çelişkiler ve uygun usuller, değişen dünyada aile sorunları ve İslami çözümler, değişen dünyada değişmeyen sorumluluklarımız, küresel ekonomi ve İslam ve yeni dönem Müslüman gençliği üzerine yaptıkları araştırmaları ve analizleri paylaştı. 71 ilden temsilcimiz, Anadolu’dan yiğit gönüllü insanlar bu platformda buluştu. Onur konuğumuz Prof. Dr. Hayrettin Karaman 5 gün suresince bizimle beraberdi. Bugün de çok seçkin bir gruba hitap ediyoruz. Dışişleri Bakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu toplantımıza teşrif etti. Anadolu Platformu’nun oluşumunu anlatan slayt izledikten sonra ‘Değişen Dünya ve İslam’ konulu sempozyumumuz Sayın Davutoğlu’nun kapanış konuşması ile sona erecek’ diye konuştu.
“İslam Dünyası ve Anadolu ayakta iken bize oturmak yakışmaz” diyerek konuşmasına başlayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’deki kimyasal silah saldırısı resmini hatırlatarak, ”O resimleri hepimiz gördük. Yürek dayanılır gibi değildi. İnsan o vahşete dayanmaz. Müslüman olan, bu coğrafyanın insanı olan dayanmaz. Buna rağmen dönüp bize diyebiliyorlar ki, ‘neden oralarla ilgileniyorsunuz’ ya da ‘neden Esed rejimine bu kadar sert tavır takınıyorsunuz?’ Eğer biz bugün Suriye’ye sahip çıkmasaydık, çocuklarımız ya da torunlarımızdan biri gidip Suriye halkından özür dilemek zorunda kalırdı” dedi.
Ne yaparlarsa yapsınlar bizi titretemezler
Konuşmasının başında İslam tarihine geniş bir şekilde yer veren Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Sadece bir nesli temsil etmediklerini, tarihin derinliğine kadar giden o kadim kültürün herşeyini temsil ettiklerini vurguladı. Bakan Davutoğlu, “Biz ayakta durursak o kadim kültür ayakta durur, bizim ayağımız titrerse gelecek nesiller onu savunacak gücü kendilerinde bulamazlar. Bütün istedikleri şimdi ayağımız titresin, ‘hata yaptık’ diyelim ve eski paradigmaya dönelim. Ne yaparlarsa yapsınlar ayağımızın, dizlerimizin bağını çözemezler titretemezler” şeklinde konuştu.
“Suriye’ye yardım ettiğimiz için bazı kesimler bize hesap soruyor” diyen Bakan Davutoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Daha önceki paradigmada memur maaşını ödeyemez durumda olanlar, şimdi bu hükümet 10 yıl içinde hem ekonomiyi 4 kat büyütmüş hem de mazlumlara sahip çıkıyor. Bu gelişmeden payı yok bir de, ‘bu parayı niye bunlara harcıyorsunuz?’ diyor. Zihniyet meselesi…”
Tarihe başka bir zilletle mi geçecektik?
Suriye’deki kimyasal silah saldırısına da değinen Davutoğlu, “O resimleri hepimiz gördük. Gece ben belli bir vakitte telefon diplomasisi yaparken bir taraftan fotoğraflara bakıyordum. Yürek dayanmaz. İnsan olarak dayanmaz, Müslüman olarak dayanmaz, bu coğrafyanın insanı olarak dayanmaz. Buna rağmen dönüp bize diyebiliyorlar ki, ‘neden orayla ilgileniyorsunuz’ ya da ‘neden Esed rejimiyle bu kadar sert tavır takınıyorsunuz?’ Tarihe başka bir zilletle mi geçecektik? Eğer biz bugün Suriye’ye sahip çıkmasaydık, çocuklarımız ya da torunlarımızdan biri gidip, Suriye halkından özür dilemek zorunda kalırdı. Biz, komşularla ‘sıfır sorun’ derken, oradaki halklarla ‘sıfır sorun’ dedik, oradaki diktatörlerle değil. Eğer o diktatörler bizim anlayışımız içinde davranmış olsalardı bugün başlarına bu felaketler gelmezdi.”
Defalarca gittik bizleri dinlemedi
Bakan Davutoğlu, kimseyle hiçbir mezhep ve hiçbir etnik kavgalarının olmadığını dile getirerek, “Ötekileştirmemiz de yok. Beşar Esed’e, doğru tavsiyeler ve doğru yolda yürümesi için tavsiyelerde bulunurken de onun Nusayri olduğunu biliyorduk ama hiç kimseyi dışlayarak bakmadık. Ama dinlemedi, bizleri dinlemedi. Sayın Başbakanımızı, Cumhurbaşkanımızı dinlemedi. Defalarca gittik. Son gittiğimde Ramazan’da 7 saat konuştum. 4 saati başbaşa. Dinlemedikleri, zulüm ettikleri zaman da tavır alırız” diye konuştu.
Esed’e, Türkiye’nin geçmişte Suriye’nin her zaman yanında olduğunu hatırlattığını belirten Davutoğlu, “Ama bize ‘ben kendi halkımla mücadele edeceğim. Benim yanımda durun’ derseniz ve bizi bir tercihe zorlarsanız bir saniye bile düşünmeyiz. Suriye halkının yanında yer alırız. Bunu kendisine söyledik. Çünkü liderler geçici, halklar bakidir” dedi.
Arap Baharı yavaşlatılabilir ama durdurulamaz
Arap baharının durdurulmasının mümkün olmadığını vurgulayan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yavaşlatılabilir, belki önüne engeller konulabilir ama bir kere bir halk korku duvarını yıkıp ayağa kalkmışsa ve kendi izzeti onuru için ayağa kalkmışsa, o halkı artık illebet eski normlar içinde tutma imkanı yoktur. Arap kardeşlerimiziin değişik ülkelerde yürüttükleri mücadelenin sihirli kelimesi, ekmek, aş falan değildir, izzettir. İzzeti, onuru yok edilmiş insanların, hem İsrail karşısında yok edilmiş, hem de dikdatörler karşısında ezilmiş insanların, izzetle ayağa kalkma mücadelesi. Biz o izzeti selamlarız.”
Konuşması sırasında Rabia işareti yapan Bakan Davutoğlu, hakların yanında yer almaya devam edeceklerini ifade ederek, “Bu Türkiye’nin de içinde olduğu o büyük dönüşümün parçasıdır. Biz onlara sahip çıkmazsak, biz hem bu coğrafyanın bedelini ödememiş oluruz hem bu coğrafyada ayakta duramayız” diye konuştu.
Ana muhalefet liderini eleştirdi
“Bütün meseleleri Türkiye’nin bölgesel güçken, bölgesel bir güç olmanın ötesinde küresel her alanda söz söyleyen bir ülke haline gelmememize tahammül edemiyorlar”. Ana muhalet liderinin hükümetin Suriye politikasını eleştirdiğini belirten Dışişleri Bakanı, eskiden iyi ilişkilerimiz vardı diyorlar. İyi ilişkiler kurduğumuzda da buna ‘eksen kayması’ diyorlardı. Çünkü bizim o zaman Suriye ile olan iyi ilişkilerimiz, Amerika’ya rağmen kurduğumuz iyi ilişkilerdi. Amerika’yı üzüyoruz diye eksenimizi kaydırıyorsunuz diyorlardı. Şimdi eskiden iyiydik, şimdi niye kötü olduk diyor. Şunu söylüyor, bir sabah kalktık Suriye ile ilişkilerimiz bozulmuş. Dedim ki bir cevapta, Sayın Kılıçdaroğlu, herhalde ocak ayında bir yattı ekim ayında kaktı. Bunu ona yakıştırabiliriz de bu arada gazete okumamış, televizyon seyretmemiş olabilir, oraları takip etmemiş olabilir. Peki, 10 ay içinde ölen binlerce Suriyeli, yaralanan on binlerce Suriyeli, sınırımıza gelen on binlerce Suriyeli kardeşimizi ne yapacağız. Bunu dahi göremiyorsa bu göz neyi görebilir Allah aşkına” dedi.
Ayrıntılı bilgi için:
Lorbi Tanıtım ve Halkla İlişkiler
Şule Kartal /  0212 249 45 46 /  0530 763 49 25 /skartal@lorbi.com
Seçil Şişman /  0212 249 45 46 /  0555 524 19 39ssisman@lorbi.com
Anadolu Platformu Hakkında:

Anadolu Platformu Anadolu’nun çeşitli beldelerinde müstakil çalışmalar yapan kuruluşların birbirini tanımak, tecrübe paylaşımında bulunmak, ortak değerlerimiz etrafında buluşmak suretiyle birlikte çalışmalar gerçekleştirmek amacıyla bir araya gelen kuruluşlardan oluşmaktadır. Bu kuruluşlar yerel farklılıklarını muhafaza ederek, paylaşımı, diyalogu ve ortak değer üretmeyi amaçlamaktadır.
Platformun temel misyonu; üretip geliştirilen model, ürün ve projelerle ve yetişmiş insan gücü ile insanların tarihiyle, değerleriyle ve evrensel insani duyarlılıklarla yeniden buluşturulması ve din, tarih, kültür ve insan zenginliğinizden kaynaklanan potansiyelin ortaya çıkarılması ve geliştirilmesi çabalarına katkı sağlamaktır.

 

Share
567 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ