logo

reklam

Büyük kentsel dönüşüm hamlesi Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesi Mevlana Mahallesi’nde tören düzenlendi.

46 ilde 87 bin 628 konut dönüşüyor

basbakan_erdoan17ag15

46 ilde aynı anda başlatılan ve 87 bin 628 konutun dönüşümünü içeren 3. Büyük Kentsel Dönüşüm Hamlesi için Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesi Mevlana Mahallesi’nde tören düzenlendi.
 basbakan_erdoan17ag9Arınç, 46 ilde aynı anda başlatılan Kentsel Dönüşüm Projesi için Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesi Mevlana Mahallesi’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, 17 Ağustos 1999’daki Marmara depreminin üzerinden 14 yıl geçtiğini hatırlattı.
 Depremin acılarının yüreklerde tazeliğini koruduğunu belirten Arınç, “Binlerce yurttaşımızı kaybettik, ebedi hayata uğurladık. Vefat ettiler, yaralı olanlar oldu, evler, iş yerleri yıkıldı, kocaman şehirler büyük zarar gördü. Allah ölenlere rahmet etsin, kalanlara sağlık, afiyet versin. Allah memleketimizi, İslam alemini, bütün insanlığı bu tür felaketlerden muhafaza etsin” ifadesini kullandı.
 Arınç, hükümetin başından beri takip ettiği kentsel dönüşüm ve sağlıklı yapılaşmanın ortaya çıkarılması konusunun, Van depreminin ardından yasal bir düzenlemeyle mecburi hale getirildiğini anlattı.
 Kentsel dönüşümde en iyiyi başarabilecek, bu konuda en heyecanlı ve istekli şehir olarak Bursa’nın seçilmesinin kendilerini memnun ettiğini vurgulayan Arınç, “Bu, hükümetimizin bir takdiri olduğu kadar Bursalı yerel yöneticilerin de öncelikli konusuydu. Bugün, geçmişte küçük örnekleriyle yapılmış olan kentsel dönüşümün büyük çapta yapılacağının işaretini veriyoruz” diye konuştu.
 Mısır’daki gelişmelere de değinen Arınç, hükümetin, tutumuyla bu konuda hem İslam aleminin hem de dünyanın yüz akı olduğunu söyledi.
 Darbeye karşı sesini yükselten, bunun adını doğru koyan, ne yapılması gerektiğini ilan ve ifade edenin, Türkiye hükümeti ile Başbakan Recep Tayyup Erdoğan olduğunu, bununla iftihar edilmesi gerektiğini dile getiren Arınç, şunları kaydetti:
 “Mısır’da son günlerde acı olaylar yaşanıyor. Binlerce insanın öldüğünü, binlercesinin yaralı olduğunu biliyoruz. En sonunda El-Feth Camii’ne sığınan 500 civarındaki insana karşı yine vahşi bir müdahalenin başladığını duyuyoruz. İçeride Türk gazetecileri de vardır, Mısırlı dindaşlarımız, kardeşlerimiz de vardır. Allah onların yardımcısı olsun, Allah zalimlere fırsat vermesin. Kentsel dönüşümde ne kadar başarılı oluyorsak ve hayır dualarıyla bu temeli nasıl coşkuyla atıyorsak buradan Mısır’a ve bütün dünyaya vereceğimiz mesajlar, inşallah zulmün sona ermesine, Mısır halkının kurtuluşuna yol açar.”
“Büyük kentsel dönüşüm hamlesi”
 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de 17 Ağustos 1999’da Türkiye’nin büyük bir deprem yaşadığını hatırlattı. 
 Milletin bir kez daha böyle bir felaketle karşılaşmamasını dileyen Çelik, şöyle konuştu:
 “Köyden şehire geldik, şehirden şehire göç ettik, ülkelerden ülkelere göç ettik. Göç olayı yaşanıyor. Neden biliyor musunuz? Aş, iş için yaşanıyor. Bunun için köyden şehire, şehirlerden de şehirlere geldik. Türkiye ne yazık ki yanlış yönetimlerin elinde kalkınmayı, 8-10 il üzerinde bina etti. Bu kalkınma hamlesinden dolayı Güneydoğu Anadolu’dan, Doğu Anadolu’dan, İç Anadolu’dan, ülkenin her yerinden bu 8-10 ile, Bursa da bunun içinde, yoğun bir şekilde göçler gerçekleşti. Bu göçlerden dolayı bu illerde ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldık. Yönetimler önümüze geçmedi, o günün belediyeleri önümüze düşmedi, milletin önünü açmadı, sorunlarla karşı karşıya kaldık. İşte onun için Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı, bu yanlış uygulamalara ‘dur’ demek için 81 ilde kalkınma hamlesi başlattı. Sayın Başbakanımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu büyük kentsel dönüşüm hamlesinin, Bursamıza ve tüm illerimize, vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.”
 “Kentsel dönüşüm, ülkemizin ve insanımızın faydası ve iyiliği içindir”
 Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ise Bursa’dan başlatılan “üçüncü büyük kentsel dönüşüm hamlesi”nin, 46 ilde 87 bin 628 konut dönüşümünü ilgilendirdiği bilgisini verdi.
 Bu hamlenin hayırlı olmasını dileyen Bayraktar, kentsel dönüşümün, aslında riskli binaların dönüştürülmesiyle Türk insanının canını korumaya dönük bir proje olduğuna dikkati çekti.
 Bayraktar, bunun, enerji tasarrufuna yönelik bir proje olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
 “Çevreye duyarlı yerleşimler oluşturmaya ve insanımızın hayat kalitesini artırmaya yönelik bir projedir. Diğer taraftan kentsel dönüşüm sadece eskiyen evleri, kaçak evleri, salaş evleri, afet riski taşıyan evleri yenilemek de değil, gelişen ve değişen dünyanın gerektirdiği konfora sahip evleri üretmektir. Bu doğrultuda tüm Türkiye’yi salaş, kaçak yapılardan, afet riski taşıyan binalardan kurtarmak ana hedefimizdir. Bu bakımdan kentsel dönüşüm kaçınılmazdır, aynı zamanda uzun soluklu ve zor bir süreçtir. Gelinen bu noktada şehirlerimizi çevreye uyumlu bir biçimde modern hale getirmek, insanımızın daha mutlu ve huzurlu yaşamasını temin etmek, yükümlülüğümüzdür.”
 İktidar-muhalefet ayrımı yapmadıklarını ve yapmayacaklarını bildiren Bayraktar, kentsel dönüşüm için kendilerine müracaat eden tüm belediyelere yardımcı olduklarını ifade etti. Bayraktar, buna rağmen muhalefetin ve bazı çevrelerin kentsel dönüşüme karşı çıkmasını anlamanın mümkün olmadığını dile getirerek, “Yarın Allah korusun bir afet, deprem olursa muhalefet halkımıza ne diyecek? Herkes sorumluluğunun bilincinde olmalı ve ona göre hareket etmeli. Biliyoruz ki kentsel dönüşüm, ülkemizin ve insanımızın faydası ve iyiliği içindir” değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ülke genelinde 90 bin konutu kapsayacak dev kentsel dönüşüm projesini Bursa’dan başlatıyor. Başbaka Erdoğan, Afet Eğitim ve Simülasyon Merkezi’nin açılışında konuştu. Mısır’da yaşanan olaylara da değinen Erdoğan, darbe yönetimini destekleyenleri sert bir dille eleştirdi, ‘Mısır’da yapılan katliamı lanetliyorum. Darbe yönetimine destek verenler darbe yönetinin ortaklarıdır’ dedi. Bursa’dan dünyaya seslenen Erdoğan, Mısır’daki katliamı kınayan ülkelere teşekkür ederken, BM Güvenlik Konseyi ve AB için ‘Aynaya bakacak yüzü kalmamıştır’ ifadesini kullandı.

İşte Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:

 17 Ağustos depreminde kaybettiğimiz kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyoruz.Depremler bize dersler verdi. O günleri hatırlayın. Deprem gece saat 3.00. Ama kriz merkezi sabah 6.30 da toplanabilmişti. Türkiye’nin çadır stoğu yetersiz kalmıştı. Haftalarca enkaz kaldırılamadı. Depremzedeler aylarca sokaklarda kendi imkanları ile barındı. Can kayıplarının kaydı bile tutulamadı. Afet sonrasında beceriksizliğin bedelini ödedik.İktidarımız AFAD’ı kurarak işlerin koordineli yürütülmesini sağladık.
“DEPREM DEĞİL BİNA ÖLDÜRÜR”
 Bizim ülkemiz deprem kuşakları üzerinde bulunan bir ülke. Bilim insanlarımız deprem konusunda önemli çalışmalar yaptılar. Hangi bölgede hangi fay hattında deprem beklenildiğini biliyoruz.Hedefimiz yara sarmaktan önce yara almamak olmalı.Bizim enkaz altından nasıl insan çıkarırız değil enkaz altında nasıl insan kalmaz buna yönelmemiz lazım. Deprem değil bina öldürür. Hükümet olarak kentsel dönüşüm projelerini bu amaçla başlattık. Sağlıksız, çürük binaları tek tek tespit ediyor bunları sahipleri ile anlaşarak yıkıyor yerlerine sağlam binalar inşa ediyoruz. Benim vatandaşıma insanca yaşabileceği binalar yapıyoruz. Niçin benim vatandaşım çürük binalarda yaşasın?
 “SAĞLIKSIZ TEK BİR BİNA KALMAYACAK”
 Türkiye genelindeki sağlıksız tek bir ev bina kalmayıncaya kadar bu projeyi sürdüreceğiz. Kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Ranta, yapmaya izin vermeyiz. Binaları yıkacağız. Buralarda yapacağımız binalar kibrit kutusu gibi binalar olmayacak. Osmanlı, Selçuklu mimarisi ile olacak. Öyle gökdelende olmayacak. Bursa’nın yerel mimarisine uygun düşecek. Buralarda oturanlar ‘oh be özlediğim evime kavuştum’ diyecek.
  BAŞBAKAN ERDOĞAN, KENTSEL DÖNÜŞÜMÜNÜN 3’ÜNCÜ AŞAMASINI BÖYLE BAŞLATTI
 MISIR’DAKİ OLAYLAR
 Bir süredir kardeş ülke Mısır’da hepimizi üzen gelişmeler yaşanıyor. Mısır’da önce bir halk devrimi gerçekleşti. Mısır, demokrasiye ilk adımını attı. Bu bir uyanıştı.
 “HUNHARCA KATLETMEYE BAŞLADILAR”
 70 yıl otokratik rejime sabredenler veya o rejimi destekleyenler yüzde 52 oyla devletin başına gelen Mursi’ye tahammül edemediler. Aslında bunlar demokrat değildi. Çünkü bunlar kendi ellerine kukla olacak rejimler istiyordu. Biliyorlardı ki Mursi rejimi yolsuzlulara karşı gelecekti. Ama buna gelemediler, darbe yaptılar. Mursi ‘herkesi kucaklamadı’ dediler. Bunların arkasında olanlar var. Ve bu darbeyi yapanlar halkın oyunu yok saydılar. Bununla yetinmediler ve kendi vatandaşlarını hunharca katletmeye başladılar. Şu anda binlerce Mısırlı ne yazık ki askeri güçlerin müdahalesiyle şehit oluyorlar.
 “BEBEKLER ŞEHADET ŞERBETİNİ İÇİYOR”
 Geçtiğimiz günlerde bazı televizyon kanallarında izlemişsinizdir. Bir Mısırlı tankın karşısına çıkıyor, elinde molotof yok, silah yok, taş yok ve kendisine ateş ediliyor. O kardeşimiz orada şehadet şerbetini içiyor. Çocuklar, yaşını doldurmamış bebekler şehadet şerbetini içiyor.
 “DARBE YÖNETİMİNİN ORTAKLARI”
 Dünya Bankası gösterilere IMF destek vermedi, ‘seçimden sonra’ dediler. Bu iki yüzlülük niye? Darbecilere 16 milyar dolar destek geldi. Eğer bana sorarsanız, darbe yönetimine 16 milyar doları verenler darbe yönetiminin ortaklarıdır. Çünkü kişi arkadaşlarıyla beraberdir. Söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana kim olduğunu…
 “LANETLİYORUM”
 Haftalar boyunca namaz kılanlara, oruç tutanlara kurşun yağdırdılar. Sabah namazında 53 tane Mısırlı kardeşimizi katlettiler. Adaletin tecelli etmesini cumhurbaşkanlarının serbest kalmasını isteyen insanlara çok ağır bir saldırı düzenlediler. Bu saldırıları Bursa’dan telin ediyorum, lanetliyorum. İbadethanelere, camilere kiliselere yapılan saldırıları kınıyorum.
 “HANİ ŞU GEZİ MEDYASI VARDI YA…”
 Müslüman Kardeşler camileri korumaya alıyor. Malum uluslararası medya, hani şu gezi medyası vardı ya aynı orada ne varsa bunlarda da o var. Şimdi diyorlar ki; Müslüman Kardeşler 30 kilise yaktı. Bugün El Fetih Camii kuşatma altında. Buradan sesleniyorum, Mısır’a da dünyaya da sesleniyorum: İnsanların ibadethaneleri masumdur. Bunlar Suriye’de de Mısır’da da camilerimizi yaktılar, yıktılar. Ha Beşar ha Sisi birbirinden farkı yok.
 “DİLSİZ ŞEYTAN OLMAYACAĞIZ”
 Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Çıkacak inşallah. “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyen kardeşlerimizin seslerini duyuyoruz. Bütün bunlar yerde kalmayacaktır. Türkiye’nin Mısır’la ilgilenmesinden rahatsız olanlar var. Türkiye de katliamı görmesin istiyorlar. Türkiye konuştukça hakkı dile getirdikçe birileri vicdanlarıyla başbaşa kalıyor ve bundan rahatsız oluyorlar. Şu anda oradaki şehitleri terörist ilan edenler var. Şu anda Mısır’da devlet terörü vardır. Diyorum ki; şu anda Mısır’da iki ayrı tablo var. Bir tablo firavunun izinden gidenler, bir tablo da Musa’nın izinden gidenler. Tarih bunu böyle değerlendirecek. Şu topluluk birbirini seven topluluk. Bizi bölmek isteyenlere siz meydanlarda en güzel cevabı verdiniz. Biz insani değerleri hatırlatmaya devam edeceğiz. Biz dilsiz şeytan olmayacağız.
 “KAHİRE İLE İSTANBUL’UN TARİHİ AYNI TARİHTİR”
 Size tarihin sayfalarını açacağım. Üsküp, Priştine, bizim için ne ise Kahire de odur. Dedeağaç, Gümülcüne, Kırcaali bizim için ne ise İskenderiye de bizim için odur. Eğer biz Mısır’ı görmezden gelirsek, Osmangazi’nin torunlarının ruhu karşısında eziliriz. Kahire ile İstanbul’un ve Bursa’nın tarihi aynı tarihtir. Diyarbakır, Kahire, Bursa ortak tarihin bir mirasıdır.  Osmangazi’nin, Orhangazi’nin huzuruna vardığımızda gönül huzuru içinde olmak istiyoruz. Biz aynaya baktığımızda vazifesini yerine getirmiş ecdadının vicdanına sahip çıkmış yansımalar görmek istiyoruz.
 “AYNAYA BAKACAK YÜZÜ KALMAMIŞTIR”
 BM Güvenlik Konseyi’nin şu anda aynaya bakacak yüzü kalmamıştır. Mısır’daki katliamı kınayamadılar. Sadece Arjantin bahsetti. Bazı ülkeler var ki artık ilişkilerini dondurdu. Hollanda’ya Danimarka’ya teşekkür ediyorum. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın aynaya bakacak yüzü kalmamıştır. AB’nin aynaya bakacak yüzü kalmamıştır. Burada şunu açık açık söylemek zorundayım bugün Mısır’a susanlar sıra kendilerine geldiğinde konuşamayacaklardır.
 “BU OYUNU BOZACAĞIZ”
 Mısır’daki darbeye ‘darbe’ diyemeyenler sıra başka bir ülkeye geldiğinde sesini çıkartamayacaklar. Belki yarın Türkiye’yi karıştırmak isteyecekler. Çünkü bu bölgede kalkınmış ülke istemiyorlar. Biz bu oyunu sabırla bozacağız. Unutmayın, herkesin tuzağı vardır ama en büyük tuzak, kudret kutbuna sahip Allah’ın tuzağıdır. Birbirimize inanarak kardeşliğimizi pekiştirmek suretiyle oyunları alt edeceğiz. İçimizde fitne çıkarmaya çalışanlar var. Bu tuzaklara düşmeyecek tuzakları alt üst edeceğiz.
“DUALARINIZI EKSİK ETMEYİN”
 Mısır’dan Suriye’den dualarınızı eksik etmeyin. 100 bin Suriyeli kardeşimiz zalim diktatör tarafından şehit edildi. 400 bin kardeşimiz şu anda misafirimiz. Filistin, Irak, Lübnan’daki kardeşlerimizi ihmal etmeyin.
Share
820 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ