logo

reklam
05 Nisan 2016

“MEZHEPÇİLİK VE MEZHEPSİZLİK İKİLEMİNDE MÜSLÜMANLAR”

Ribat Eğitim Vakfı Nisan ayı konuğu Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslâm Mezhepleri Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Muhammed Mücahid Dündar oldu. “Mezhepçilik ve Mezhepsizlik İkileminde Müslümanlar” konulu konferans 01 Nisan 2016 Cuma günü saat 20:00’de Orhan Gazi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Konferansta aşağıdaki konularda katılımcılar aydınlatıldı:

Özellikle Hazret-i Peygamber’in vefatından sonra baş gösteren siyasi-sosyal hadiseler ve Müslümanların kendi içinde yaşadıkları bazı savaş ve çatışmaların mezhepleşme (o günün şartlarında aslında siyâsî bir partileşme) üzerindeki etkisi neredeyse genel bir kabule dönüşmüştür. Yaklaşık 1300 yıl önce belirginleşmeye başlayan mezhepleşmenin siyasi düzlemden taşarak inanç düzlemine (itikâdî sahaya) taşınmasıyla şekillenen itikâdî mezhepler bu anlamda bir yönüyle siyâsî mezhepler şeklinde de anlaşılabilir.

Siyâsî-itikâdî farklılaşma/mezhepleşmenin kısa bir süre sonrasında netleşmeye başlayan ve dinin uygulama alanındaki usul farklılığına (başka bir ifade ile teşri ve fıkıh metodolojisi farklılığına) dayanan Fıkıh Mezhepleri ise siyâsî-itikâdî farklılaşmaya eklemlenerek, çoğu zaman itikâdî fırkaların tamamlayıcı bir unsuru haline gelmiştir. Ancak Fıkıh Mezheplerinin, siyâsî-itikâdî farklılaşma kadar İslam toplumu üzerinde olumlu-olumsuz ciddi bir etkide bulunduğunu söylemek daha zordur.

12909518_1308000452549236_2099120356766129217_o

Yaklaşık 13 asır önce yaşanmaya başlayan ve Müslümanları derinden etkileyen siyâsî-itikâdî ayrılıkların, günümüzde olanca canlılığı ile belki daha etkili ve parçalayıcı bir halde devam ettiği ise bugün yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Osmanlı Devleti’nin dağılması ve Müslümanların her bakımdan işgal ve saldırılara maruz kalmaya başladığı 19. Yüzyılın sonları ve 20. Yüzyılın başlarında çeşitli zümreler, Müslüman aydınlar, ilim ve fikir adamları yaşanan gerileme ve İslam inancının maruz kaldığı eleştirilere de cevap verme refleksiyle bazı çözüm önerilerinde bulundular. Pek çok ideoloji ve dine yaklaşımda yeni-modern metotlar böyle bir ortamda doğmaya başladı.

12891735_1308000215882593_8395283222731864776_o-260x300

İşte bu süreçte tartışılan ve tahlil edilmeye çalışılan en önemli meselelerden biri de “Mezheplerin Müslümanlar açısından faydalı mı zararlı mı olduğu” konusudur. Bu mealde ortaya iki zıt kutup çıkmış görünmektedir. Bu iki zıt kutuptan biri “Mezhep olgusunun bütün teferruatıyla dinin bizzat tamamını temsil ettiği ve diğer mezhepleri dışladığı/tekfire varan dışlayıcı tutum” diğeri ise “Mezheplerin birleştirilmesi/telfîki ve mezhep kavramının önemsizliği hatta bid’at oluşu” tezinden hareket eden ve kulak tırmalayıcı hali ile ifade edecek olursak “Mahallî, örfî ve kültürel değerleri görmezden gelen Mezhepsizlik tutumu” olarak karşımızda durmaktadır.

Konferansta özellikle Müslümanların yaşadığı doğu coğrafyasının bugün savaş-işgal ve iç savaşlar ile boğuştuğu bir dönemde “Mezhepçilik” ve “Mezhepsizlik” kavramları üzerinde durularak “İttihad-ı İslam’ın imkân ve zorlukları” tahlil edildi, erken dönem İslam Tarihinin Müslümanlara yaşatmış olduğu tecrübe değerlendirildi.

Share
519 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ