logo

reklam

Niğdelioğlu “Deprem Gerçeği Unutulmamalı”

Büyük Birlik Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Süleyman Deva Niğdelioğlu Marmara Depreminin 16.yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı.

bolu

DEPREM GERÇEĞİMİZ; MİMARLIK SANATIMIZ, YAPI SEKTÖRÜMÜZ, ETKİN YAPI DENETİMİ İLE BÜTÜNCÜL OLARAK VE TAM BİR CİDDİYET İLE YENİDEN ELE ALINMALIDIR!.

‘TOKİ’, ‘GYO’, ‘kentsel dönüşüm’ benzeri inşaat ağırlıklı hantal ‘tüketim, israf ve rant ekonomisinden’; ‘akıl terine ve ihracata’ yönelik, ‘adil sosyal gelir paylaşımını’ esas alan ‘teknolojik üretim ekonomisine’ geçilmesi şarttır.

Şehir imar planlarımız; ‘ego ve rant oyuncağı’ olmaktan kurtarılmalı, ‘uzman şehir plancıları ve uzman mimarların’ ortak sorumlulukları altında ve diğer yardımcı meslek mensuplarının da; proje, hesap, görüş ve teknik katkıları ile olabildiğince ‘esnek ve demokratik’ bir şekilde hazırlanarak, ‘tavizsiz bir ciddiyet’ içerisinde kararlılıkla uygulanması sağlanmalıdır.

Arsa-arazi spekülasyonu; kesinlikle önlenmeli. ‘altyapısı’ tamamlanmamış arsalara; ‘Yapı Ruhsatı’, ‘Yapı Kullanma İzin Belgesi’ almamış yapılara; ‘tapu satış ve kira’ izni verilmemeli ve ‘deprem sigortası’ yerine de, ‘mesleki risk sigortası’ sistemine geçilmelidir.

Üniversitelerimiz, fakültelerimiz, bölümleri ve öğrenci kapasiteleri; eğitim kalitesi ve ülke ihtiyacı gözetilerek, bilimsel gereklere göre yeniden düzenlenmelidir.

Meslek odalarımızın; ‘meslek siyaseti’ hedefiyle faaliyet gösteren, ‘nitelikli mesleki sivil kamu hizmeti’ sunabilen, birer ‘kamu kurumu niteliğinde mesleki sivil toplum kuruluşları’ olarak faaliyet sürdürmeleri sağlanmalıdır.

 

Meslek odalarında ‘proje ön mesleki denetim uygulaması’ ve her proje için bir ‘proje sicil belge numarası’ verilmesi uygulaması tekrar başlatılmalıdır. ‘Yapı Ruhsatı’ üzerinde ki ‘proje sicil durum belge numaraları’ ile ‘ilgili meslek oda kayıtları’ arasında eşleştirilme yapılmasına imkân sağlanmış ve muhtemel proje yolsuzluk, gasp ve usulsüzlüklerinin de önüne geçilmiş olacaktır!.

Mimari yapı projeleri; mimar ve mühendislerimizin mesleki ‘altın bileziği’ ve aynı zamanda da; en meşru, en temel ‘geçim kaynağı’ dır. Mimari tasarım ve yapı projeleri; doğası gereği, kesinlikle mimardan başlatılmalıdır. Mimar ve mühendislerimizin ‘akıl teri’ olan ‘proje işleri’; daha proje piyasasına bile giremeden sorumsuzca ‘by pass’ edilmekte ve adeta birileri tarafından ‘gasp’ edilmektedir. Bu ‘haksız uygulama’ ve ‘haksız rekabetin’ cesaret bulduğu mevzuat boşlukları derhal giderilmeli ve bu emek sömürüsü bataklığı, kesinlikle kurutulmalıdır.

Yapı sektörü bütünüyle; ‘kalite anlayışına’ oturtulmalıdır. Ciddi ‘mesleki eğitim kursları’ ile sertifikalı, kalifiye çırak, kalfa ve ustalar yetiştirilmelidir. Yapı müteahhitliği, yap-sat ve gayrimenkul firmaları bünyesinde; ya ortak olarak yada sosyal güvenceleri sağlanmış ve ücretleri; ilgili banka hesaplarına otomatik yatırılma zorunluluğu sağlanmış olan, ücretli mimar ve/veya mühendis çalıştırılması zorunluluğu getirilmelidir.

Yapı denetimlerinin; denetim ahlâkına uygun şekilde ve imalatı her aşamasında etkili olarak yapılması şarttır. Yapı Denetim Firmasının; yapısı denetlenecek ‘yapı işvereni’ tarafından tayin edilmesine; denetim ahlâkını tanımadan imkân tanıyan ve daha başında ‘kirli pazarlıkların’ ve ‘merdiven altı proje’ işlerinin önünü açan ‘mevzuatı saçmalığa’ bir an önce son verilmelidir!.

 

Denetleyen firmanın; denetlenen yapı sahibi ile ‘pazarlık yapmasına’ kesinlikle imkân tanımayan, denetim ahlâkına ve tekniğine uygun bir yapı denetim sistem getirilmelidir. Yapı denetim sistemimizin; etkili denetimin doğasına uygun bir şekilde; imalât mahallinde, anında ve etkili denetimine imkân sağlayacak olan; ‘şantiye şefliği’ teşkilatı omurgasına oturtulmasını öneriyorum.

SONUÇ OLARAK: Unutulmamalıdır ki!. Depremler genelde; 10-50-100 yıl gibi uzun aralıklarla meydana gelir, saniyeler içerisinde de büyük yıkımlara sebep olur. Normal zamanlarda önemsenmeyen teknik mevzuat ve uygulama ihmalleri ise; büyük deprem yıkımlarına çok uygun zeminler hazırlaması yanı sıra birçok olumsuzluğu da hayatımıza çok kötü fatura ettiği gibi; hayat kalitemizi bozmaktadır.

Büyük Birlik Partisi olarak; depremlerde hayatını kaybeden kardeşlerimizi ve aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anarken, deprem gibi tüm hayati konularda milletimizi aydınlatmaya, yetkililerimizi uyarmaya ve etkili çözüm önerilerimizi de; ‘dürüst siyaset ilkelerimiz’ çevresinde sunmaya devam edeceğiz!.

 

Share
542 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ